1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Ak Parti Myk Toplantısı
Ak Parti Myk Toplantısı

Ak Parti Myk Toplantısı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: (3)- "(Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Başkanlığı tarafından müftülere yönelik hazırlanan kararname taslağı) Lozan Antlaşması'na, uluslararası sözleşmelere aykırı. Modern dünyanın geldiği bu çerçevede Batı Trakya'daki soydaşla

A+A-

ANKARA (AA) - AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Başkanlığı tarafından müftülere yönelik hazırlanan kararname taslağına ilişkin, "Lozan Antlaşması'na, uluslararası sözleşmelere aykırı. Modern dünyanın geldiği bu çerçevede Batı Trakya'daki soydaşlarımızın, Müslüman kardeşlerimizin haklarını, hukuklarını hiçe sayan bir düzenlemedir. Yunan makamlarının bundan vazgeçmesini bekliyoruz." dedi.

Çelik, Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, parti genel merkezinde gerçekleştirilen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını cevapladı.

Bir gazetecinin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na dava açmak için avukatlarına çalışma talimatı verip vermediğini sorması üzerine Çelik, "Kılıçdaroğlu'nun konuşmasında şöyle bir şey var. 'Sen döviz baronlarına hizmet ediyorsun. Ben bunu ispat edeceğim. Bana dava aç ben ispat etmeye hazırım.' diyor. Biz de diyoruz ki söylediği bir yalanın daha ortaya çıkması bakımından, madem bizi dava açmaya davet ediyor. Bizim bundan çekinecek bir şeyimiz yok. Bu dava kendisine açılacaktır." diye konuştu.

Çelik, Kılıçdaroğlu'ndan bu konuda beklentileri olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Kendisi bunu da ispat edemezse, bir kere daha verdiği cümlenin altında kalırsa delillendiremezse, kendisinin hangi sıfatla tanımlanması gerektiğine artık kendisi karar versin. Biz başkalarına yönelik kullandığı bütün sıfatları aynaya bakarak söylediğini düşünüyoruz. Ama bu son konuşma bardağı taşırmıştır. Son derece gayri ahlaki bir konuşma yapıyor. Tamamen kendi duruşunu, modern siyasi hayattaki üslupsuzluğunu örtbas etmek üzerine bir tavır içerisine giriyor."

HDP milletvekili Garo Paylan'ın "Topyekün FETÖ'ye terörist muamelesi yapmayı doğru bulmuyorum. Bir Ermeni bir şey yapmışsa ben bundan sorumlu muyum?" ifadesinin sorulduğu Çelik, bu açıklamanın vahim olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bunun, Ermeni vatandaşlarımızı ve dünyanın her yerindeki Ermeni vatandaşlarımızı inciten bir açıklama olduğunu düşünüyorum. Ermeni kimliğiyle Fetullahçılık kimliğini, FETÖ mensupluğunu aynı kefeye koyuyor. Biz FETÖ diyoruz, bunun mensuplarından bahsediyoruz. Burada da karşı karşıya olduğumuz tablonun münferit bir tablo olmadığını, ne kadar yaygın olduğunu, ordu içerisinde, polis içerisinde başka alanlarda yaygın olduğunu görüyoruz. Birincisi Ermeni kimliğiyle, Fetullahçı Terör Örgütü mensupluğunu aynı kefeye koymak büyük bir cehalettir. Ermeni vatandaşlarımız başta olmak üzere dünyadaki bütün Ermenilere hakarettir. Türkiye'deki Ermeni cemaatinin de bu FETÖ'ne karşı mücadelemizde devletimizin ve hükümetimizin yanında olduğunu biliyoruz. Söyleyen kişinin sözlerini hiçbir şekilde Ermenileri bağlamaz."

- "Bu zirveler çok boyutlu"

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Şaban Dişli'nin büyükelçi olarak atanmasını ve Üçlü Zirve'deki oturma planını eleştirmesinin hatırlatılması üzerine, şöyle dedi:

"Bizim partimizde ve hükümette belirli bir protokol sırası vardır. Buna göre oturulur. Dolayısıyla orada da aynı protokol sırası uygulanmıştır. Sanki özel bir durummuş gibi algılıyor. Büyükelçileri, milletvekilleri danışmanları var. Onlardan birine sorsaydı, bu rahatlıkla kendine söylenirdi. 'Bu zirvenin gündemi şudur, şu bakanlar niye katılıyor.' diyor. Bu zirveler çok boyutlu zirvelerdir. Çok boyutlu gündemler olur. Bütün gündemede kendisinin hakim olması beklenmez. Protokol sıralaması rutin bir uygulamadır."

Büyükelçi atamalarının ise belirli tecrübeye sahip kişilerin bilgi birikimlerine göre yapıldığına işaret eden Çelik, "Hem kendisi söylüyor bir insanın kardeşi ya da başka bir sebeple yargılanmasının doğru olmayacağını sonra aynı yargıyı kendisi ortaya koyuyor." ifadesini kullandı.

- Kepenk kapatma eylemini doğru bulmuyoruz"

İstanbul'da bazı AVM'lerde mağazaların kiralarının dolarla ödenmesi sebebiyle esnafın kepenk kapatma eylemi gerçekleştirdiğinin hatırlatılması üzerine Çelik, Türkiye'nin dolarizasyona karşı aldığı tedbirler çerçevesinde söz konusu mağaza sahiplerinin de bir tutum sergilemesi gerektiğini vurguladı.

Çelik, esnafın esasen doğru ama usul açısından yanlış tavır uyguladığını belirterek, şunları aktardı:

"Kepenk kapatma eylemini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Son derece yanlış bulduğumuzu ifade ediyoruz. Türkiye'de piyasanın rasyonel bir şekilde çalışması, piyasa zincirinin düzgün bir şekilde işlemesi en büyük gücümüzdür, en büyük kuvvetimizdir. Kepenk kapatma da son derece yanlış bir eylemdir. Dolayısıyla bir yandan AVM'lerin dolarla verdikleri kiralar konusunda adım atmaları gerekir. İkincisi de bu kepenk kapatma eylemlerine rastlanılmaması gerekir. Bununla ilgili gerekli görüşmeleri yaptık. İyi niyetli telkinlerde bulunuyoruz. Ama tabii hukuken alınabilecek tedbirler de var. O tedbirleri de almaya hazırız. Hiç kimse Türkiye'de kepenk kapatma, piyasayı belli açıdan bloke etme gibi bir tavra girmesin."

- "Yunanistan'ı saygıya ve tanımaya davet ediyorum"

Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Başkanlığı tarafından müftülere yönelik hazırlanan kararname taslağını da değerlendiren Çelik, Yunanistan'ın eskiden beri seçilen müftülerin hakkını tanımama gibi bir tutum içerisinde bulunduğuna dikkati çekti.

Çelik, Yunanistan makamlarını müftülerin hukuki haklarına saygı duymaya davet ederek, şunları kaydetti:

"Lozan Antlaşması'na, uluslararası sözleşmelere aykırı. Modern dünyanın geldiği bu çerçevede Batı Trakya'daki soydaşlarımızın, Müslüman kardeşlerimizin haklarını, hukuklarını hiçe sayan bir düzenlemedir. Yunan makamlarının bundan vazgeçmesini bekliyoruz."

(Bitti)

Önceki ve Sonraki Haberler