1. HABERLER

  2. KONYA HABERLERİ

  3. Arkeoloji Müzesi'nde 135 eser kayıp
Arkeoloji Müzesinde 135 eser kayıp

Arkeoloji Müzesi'nde 135 eser kayıp

Konya Arkeoloji Müzesi'nde inceleme yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı Müfettişleri, antik dönemlere ait paha biçilemez 112'si sikke olmak üzere 135 adet eserin kayıp olduğunu tespit etti.

A+A-

Müze skandallarına bir yenisi daha eklendi. Konya Arkeoloji Müzesi'nde inceleme yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı müfettişleri 112'si sikke olmak üzere 135 adet antik dönemlere ait paha biçilemez eserin kayıp olduğunu tespit etti. Bakanlık yetkililerinin Selçuklu Devleti'nin hazinesi değerindeki müzelerde bulunan çinilerin sahte olup olmadığı konusunda tarama yapacağı öğrenildi.

Selçuklu hazinesi değerindeki Kubadabat Sarayı ve Alaaddin Keykubat'a ithafen yapılmış sultanlık çinilerinin bulunduğu Karatay Çini Eserler Müzesi ise ziyarete kapatıldı. Yetkililer, müzede restorasyon yapıldığını belirtti.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart'ın verdiği 9 Kasım 2005 tarihli soru önergesine cevaben hazırlanan bakanlık raporunda "Arkeoloji Müzesi uzmanlarınca 1966 tarihli bilirkişi tutanakları ile karşılaştırılarak yapılan envanter işlemleri sırasında 10 no'lu mühürlü kutu ile bir naylon torba içerisinde bulunan 112'si sikke olmak üzere 135 adet eserin olmadığı tespit edilmiştir. Konu Teftiş Kurulu Başkanlığınca incelenmektedir" denildi.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Konya'da kaçakçılardan ele geçirilen ve 1966 yılında Arkeoloji Müzesi'ne emaneten verilen antik dönemden kalma altın eserlerin durumuyla ilgili soru önergesi vermişti. Önergeye cevap olarak Konya Emniyet Müdürlüğü ekipleri'nin 1966 yılında bir ihbar üzerine Meram İlçesi'nde koleksiyoner Aydın Dikmen'in evine yaptığı baskında, yurtdışından kaçak yollarla getirildiği tespit edilen sayıları 296'yı bulan bu tarihi eserin Konya Arkeoloji Müzesi'ne teslim edildiği belirtildi. Raporda, depolarda unutulan bu eserlere 17 Nisan 2004 tarihinde yapılan kontrol ve temizlikte rastlandığı, Konya Müze Müdürlüğü'nce oluşturulan komisyonca tutanak tutulduğu kaydedildi.

Konuyla ilgili konuşan Konya Müzeler Müdürü Erdoğan Erol, sözkonusu 135 eserin kaybolup olmadığının henüz tam olarak belli olmadığını savunuyor. Eserlerin ele geçirildiği 1966 yılında yapılan listede bu eselerin olduğu bilgisini veren Erol, "Bu eserler bizim envanterimizde kayıtlı değil. Mahkemeden getirilmiş yedi emin olarak, ilk liste ile ikinci liste arasında eksiklikler var. Eserler bize geldiğinde mi kayıptı, yeni mi kayboldu bunu müfettiş inceledi" diyor.

Müfettişlerin yaptıkları incelemenin sonucunu beklediklerini kaydeden Erol, Selçuklu çinileriyle ilgili yapılacak incelemeye hazır olduklarını, hiçbir eksiğin bulunmadığını belirtiyor. Çinilerin sahte olup olmadığı konusunda yapılacak taramaya her zaman hazır olduklarını belirten Erol, "Eserlerimiz sapasağlam, müzemiz kale gibi. Her konuda inceleme yapılabilir. Zaten bakanlıktan yeni bir sayım yapılması için emir gelmişti. Çalışmalarımız devam ediyor, raporumuzu pazartesi günü göndereceğiz. Hiçbir eksiğimiz, bozuğumuz yok" diye konuştu.

Olayı değerlendiren Selçuk Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Haşim Karpuz da müzelerde yaşanan skandalları duydukça büyük bir şaşkınlık yaşadığını itiraf ediyor. Antik döneme ait 135 eserin kaybolmasına dikkat çeken Karpuz, "Konya müzelerinde bulunan paha biçilmez değerdeki eserlerle ilgili dijital ortamda envanter çalışmalarının yapıldığını biliyoruz. Özellikle Selçuklu Devleti'nin hazinesi değerindeki çinilerin korunması çok önemlidir. Selçuklu tarihinin en kıymetli eserlerinden Kubadabat Sarayı'na ait çiniler tek tek kontrol edilmeli incelenmelidir. Selçuklu'ya başkentlik yapmış Konya'da Selçuklu'nun mirasına sahip çıkma adına bütün tedbirler alınmalıdır" şeklinde konuştu.

YUSUF AĞA KÜTÜPHANESİ SOYGUNUNDAN DERS ALINMADI

Müzelerde yaşanan hırsızlık olayının aynısının 2000 yılında Konya'daki tarihi Yusuf Ağa Kütüphanesi'nde yaşandığı belirtildi.

Konya'daki Yusuf Ağa Kütüphanesi'nden 2000 yılında çalınan 102'si el yazması, 7'si nadir basma kitap ve 63 adet altın kakma cilt kapağının halen izine rastlanmadı. Çalınan eserler arasında yer alan Muhiddin Arabi'nin "Kitab-ul Ba" isimli eseri, İngiltere bulunmuş ve İbn-i Arabi Derneği'nin katkılarıyla Türkiye'ye getirildi.

GÖREVLİ MEMUR EMEKLİLİĞİNİ İSTEYİNCE ORTAYA ÇIKTI

Cumhuriyet tarihinin en büyük tarihî eser soygununa adı karışanlar Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 2 yıl yargılandıktan sonra cezalandırılmışlardı.

Davada kütüphane çalışanı Muharrem Uğur beraat ederken, kütüphane memurları Süleyman Cingitaş, Necmettin Eken, İdris Akman, İsmail Oğuz ve Osman Nuri Solak'a, kütüphanede bulunan kitapların kaybolmasından dolayı 1 trilyon lira para cezası verildi. Ayrıca, görevini kötüye kullanmaktan dolayı Süleyman Cingitaş'a 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ve 833 milyon lira ağır para cezası, diğer sanıklara ise 1 milyon 266 bin lira ağır para cezası verildi. Görevini kötüye kullanmaktan dolayı sanıklara verilen cezalar ertelenirken, 1 trilyon liralık cezanın tahsili için gerekli işlemlerin yapılması kararlaştırıldı.

Konya'da tarihî Yusufağa Kütüphanesi'nde toplam değeri 7,5 trilyon lirayı bulduğu bildirilen 103 adet elyazması ve 7 adet basma kitabın soyulması kütüphane görevlisi memurun Süleyman Cingitaş'ın emekliliğini istemesiyle ortaya çıktı.

Sayımda 103 adet çok değerli elyazmasının yerinde bulunmadığı fark edilirken, 62 adet elyazmasının çoğunun ceylan derisinden olan çok değerli kapaklarının sökülerek götürüldüğü anlaşılmıştı. Kaybolan eserler arasında, ünlü alimler Muhiddin-i Arabi ve Sadreddin-i Konevi'nin kendilerinin yazdığı kitaplar da bulunuyor.

KİTAPLARDAN BİRİSİ İNGİLTERE'DE BULUNDU

Yapılan incelemede, paha biçilemeyen ve eşi olmayan el yazması kitapların ve ciltlerin çok profesyonel bir şekilde çalındığı belirlenmişti. Hırsızların, kitapların içindeki risaleleri aldığı ve yerine başka ciltler yerleştirdiği, bazılarının ise altın kakma olması nedeniyle sadece kapaklarını alarak içlerini bıraktığı görüldü. Farklı cilt kapaklarının içinde başka eserler bulunduğunu ortaya çıkmıştı.

Kütüphaneden çalınan eserler İnterpol aracılığıyla tüm dünyada aramaya başladı. Daha sonra Londra'da kurulu Muhiddin Arabi Derneği'nin üyesi Stephen Hırtenstein,bir müzayede salonunun katalogunda daha önceden çalındığını duyduğu Muhiddin Arabi'nin "Kitab-ul Ba" isimli eserinin yer aldığını gördü. Hırtenstein, Türkiye'de Kültür Bakanlığı ve kitabın çalındığı kütüphane ile yazışmalar yaptı. Kitabın üzerinde Yusuf Ağa Kütüphanesi'ne ait olduğunu gösteren mührün bulunduğu sayfanın örneğini Konya'daki kütüphaneye gönderen Hırtenstein sayesinde, kitabın çalınan eser olduğu kesinlik kazandı. Daha sonra eser elçilik kanalıyla Türkiye'ye iade edildi.


Musa Kirazgil

Önceki ve Sonraki Haberler