Konyahaber'e Hoş geldiniz!
bugün 06 Eylül 2010 Pazartesi
Konya'da sıcaklık 30°C
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Erdoğan: Artık kaynaşma zamanı
08 Mart 2010 / 00:28
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bölgede yaşanan terör ve şiddet olaylarında en büyük acıyı kadınların duyduğunu kaydererek, ''Ayrı gayrılığa bizim artık tahammülümüz olamaz. Bugün artık her türlü husumeti bitirme zamanı, bugün artık kaynaşma zamanı, dayanı
Dün Şanlıurfa'ya gelerek DSİ konferans salonunda ''Dünya Kadınlar Günü'' etkinliği kapsamında düzenlenen ''GAP ve Kadının Güçlendirilmesi'' panelinde bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, ''Bu ülkenin kadınları tarih boyunca, tüm dünya kadınlarına örnek oldular. Bizim tarihimizde Ertuğrul Gazi'nin annesi Hayme Ana var.

Bizim tarihimizde Osman Gazi'nin eşi Bala Hatun var. Orhan Gazi'nin eşi Nilüfer Hatun var. Bizim tarihimizde gerektiğinde eline silahı alıp düşmanın üzerine yürüyen gerektiğinde sırtında bebeği, kucağında mermiyle cepheye koşan kahraman kadınlar var'' diyerek tarihteki Anadolu kadınından başarılarından örnekler verdi.

"Erzurumlu Nene Hatun, Kastamonulu Halime Çavuş, Gördesli Makbule Hanım, Tarsuslu Kara Fatma, Adanalı Kılavuz Hatice, Gaziantepli Yirik Fatma, Vanlı Süreyya Hanım. Her biri bu toprakların özgürlüğü ve bağımsızlığı yolunda kahramanlıklarıyla isimlerini tarihe yazdırdılar'' diye devam eden Erdoğan, ''Türkiye'nin kadınları tarih boyunca olduğu gibi bugün de dirayetiyle, çalışkanlıklarıyla, ferasetleriyle, şefkat ve merhametiyle bölgesine ve dünyaya örnek olacaklar'' ifadelerini kullandı.

Erdoğan, kadınların sosyal hayatta, ekonomik aktivitelerde ve özellikle siyasette hak ettikleri yere kavuşabilmeleri için yoğun çaba gösterdiklerine dikkat çekerek, bu çabaları şöyle sıraladı:

"2004 yılında kadın-erkek eşitliğini en üst seviyede sağlamaya yönelik olarak Anayasa'nın 10. maddesini değiştirdik. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla hükümlüdür ibaresini de Anayasa'ya yerleştirdik. İş yerlerinde cinsiyet ayrımcılığını kaldırmaya yönelik adımlar attık. Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) değişiklik yaparak kadınlara yönelik şiddetin cezasını artırdık, kadına yönelik şiddete karşı topyekun mücadele başlattık. Belediyeler Kanunu'nda yapılan değişiklikle kadın ve çocuklar için sığınma evleri açtık."

Başbakan Erdoğan ''sığınma'' tabirinden hoşlanmadığını ifade ederek, "Hep bunu hanım kardeşlerime de söylüyorum. Sığınma çok çirkin. Onun yerine başka bir ifade bulalım diyorum. İnşallah onu da kısa zamanda bulur ve onu da değiştiririz" şeklinde konuştu
''Haydi Kızlar Okula'' ve ''Ana-Kız Okuldayız'' kampanyalarına dikkat çeken Başbakan Erdoğan yaklaşık 350 bin kız çocuğunu ve kadını eğitimle buluşturduklarını bildirdi. Erdoğan, kadın girişimciliğini teşvik ettiklerini, esnaf-sanatkara sağlanan düşük faizli kredide kadınlara pozitif ayrımcılık uyguladıklarını söyledi.

"HANIM KARDEŞLERİMİZİN SORUNLARINA KARŞI TARİHİ NİTELİKTE BİR MÜCADELE BAŞLATTIK"

Sıraladığı yeniliklerin kendi dönemlerinden önce olmayan şeyler olduğunu bildiren Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kadınların çalışma hayatına katılımı için 5 yıl boyunca SSK işveren primlerini ödedik. AK Parti hükümeti döneminde TBMM'de 'Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu' kuruldu. Kadınların evlerinde ürettikleri ürünlerin vergiden muaf tutuldu.

Bu ülkenin kadınlarım kardeşlerimiz siyasi hayatın her alanında aktif şekilde yer alsın istedik. Milletvekili, belediye başkanı, meclis üyesi olarak hanım kardeşlerimizi siyasete teşvik ettik. Biz işin edebiyatını yapmadık. Kadınları, meseleleri arkasına samimi, güçlü bir irade koyarak yer alsın istedik. Daha atmamız gereken çok adım var, almamız gereken çok mesafe var. Çünkü bir zihniyet değişimini gerçekleştirmek öyle kolay değil. Tabii ki erkeklerin elinden de bazı yetkileri koparıp almak da kolay bir iş değil. O da zaman alıyor. Bunu son seçimlerde de yaşadım. Özellikle bir genel başkan olarak bir prensip, ilke kararı almamıza rağmen bu ilke kararlarının nasıl çiğnendiğini de gördük. Maalesef. Bunu kendi partimde yaşadığım için açıkça söylüyorum ama aşacağız, olacak.

Tüm bunların dışında hanım kardeşlerimizin sorunlarına karşı tarihi nitelikte bir mücadele başlattık. Biz bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu ülkenin kadınlarının hiçbir ayrımcılığa, hiçbir horlanmaya, istismara, engellemeye maruz kalmadan hayatlarını idame ettirmeleri için ne gerekiyorsa yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Hiç şüphesiz bunu sizlerle birlikte başaracağız.

Ben ülkemin tüm kadınlarından, tüm hanım kardeşlerimizden bu mücadeleye destek olmalarını, sorunlarının çözümü noktasında bizim gayretlerimize omuz vermelerini rica ediyorum. Haklarınızı size birilerinin vermesini bekleyemeyin. Sürece el koyun, süreci siz yönetin ve haklarınızı elde edin.''

Başbakan Erdoğan, ailenin önemine vurgu yaparak, ''Aileyi ne kadar muhafaza edersek geleceğe de o denli güvenli bakabiliriz. Her türlü sosyal meselenin, her türlü toplumsal hastalığın şifası da panzehiri de ailedir. Eğitim aileden başlar. Anne ve baba okul ve öğretmenden önce gelir. Çocuklarımız bizim geleceğimiz ve onları en iyi şekilde geleceğe hazırlamak da bizlerin ellerinde. Sizlerin aile kurumunun muhafaza edilmesi, onun her türlü harici saldırıdan korunması noktasında özellikle hassas olmanızı
rica ediyorum. Sokağa bırakamayız, sokağın terbiyesine bırakamayız. Ondan sonra feryat ederiz ama iş işten geçmiş olur. Çocuklarımızın her türlü tehlike karşısında korunması önce sizlerin, bizlerin tabii ki hepsinin ardından da hükümet, devlet olarak bizim vazifemiz. Hep birlikte aileyi yüceltelim. Hep birlikte bu en büyük zenginliğimizi güçlü bir şekilde geleceğe taşıyalım'' dedi.

"HİÇBİR GÜÇ ARAMIZA NİFAK SOKAMAZ ARAMIZDA FESAT ÇIKARAMAZ"

Başbakan Erdoğan, Kurtuluş Savaşı'nda isimlerini tarihe yazdırmış kadın kahramanların isimlerine bir kere daha vurgu yaparak, ''Üzerinde yaşadığımız, binlerce yıldır ektiğimiz, biçtiğimiz o toprak bizi birbirimize akraba eyledi, hatta birbirimize kardeş eyledi. Biraz önce Kurtuluş Savaşı'nda isimlerini tarihe yazdırmış kadın kahramanların ismini andım. Şanlıurfa'dan, Kahramanmaraş'tan, Gaziantep'ten, Batman'dan, Şırnak'tan, Siirt'ten, Mardin, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Edirne, İstanbul, İzmir'den erkeklerle birlikte yiğit kadınlar da bu topraklar için canını verdi. Gün oldu omuz omuza verdik. Çanakkale'de düşmana 'dur' dedik. Ertesi gün yine omuz omuza verdik, Van'ı düşmandan kurtardık. Bitlis'te, Gaziantep'te, Urfa'da düşmanı uzaklaştırdık, nefes almadan koştuk Sakarya'da, İzmir'de cepheye yetiştik. Biz artık etle tırnak gibiyiz. Biz artık adeta bir tarağın dişleri gibi biriz, beraberiz. Hiçbir güç bizi husumete sevkedemez. Hiçbir güç aramıza nifak sokamaz, aramızda fesat çıkaramaz'' ifadelerini kullandı.

Bölgede son 30 yıldır yaşanan olaylara değinerek olaylarda en büyük acıyı kadınların ve annelerin duyduğuna vurgu yapan Başbakan Erdoğan, ''Artık Dünya Kadınlar Günü'nü, bayramları buruk yaşamak istemiyoruz" diye konuştu.

Erdoğan, ''Ayrı gayrılığa bizim artık tahammülümüz olamaz. Bugün artık her türlü husumeti bitirme zamanı, bugün artık kaynaşma zamanı, dayanışma zamanı, paylaşma zamanı'' dedi.
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Milli birlik istiyoruz, kardeşlik istiyoruz. Biz bu ülkede kendisini itilmiş, horlanmış, ihmal edilmiş, unutulmuş hisseden herkesin, her kesimin meselelerini asgariye indirmek için samimi bir şekilde kapı araladık. Hangi etnik kökene sahip olursa olsun, hangi inanca sahip olursa olsun bu ülkenin her bir ferdi birinci sınıf vatandaş olarak yaşamını sürdürsün. İmkanlardan, fırsatlardan eşit derecede faydalansın, horlanmasın, dışlanmasın istedik. Ve bu isteğimizin arkasına güçlü bir irade koyduk. Alevi ya da Sünni. Bu ayrımları elimizin tersiyle itelim. Bir olalım, beraber olalım. Kimse yaratıldığında ne olarak yaratıldığını bilemez. Böyle bir şeye muktedir değil. Öyleyse birbirimize saygı duyacağız. Anaların acısından beslenen, gözyaşından beslenen, dökülen kanları istismar edenlere fırsat vermeyin.''

Bu süreci engellemek için var güçleriyle çalışanlar bulunduğunu söyleyen Erdoğan, kendilerinin de onlara karşı var güçleriyle çalışacaklarını belirtti. Başbakan Erdoğan, ''İnanıyorum ki anneler bu engelleri aşacaklar. Kadınlar bu istismara, bu anlamsız dirence karşı gelecekler. Bin yıldır olduğu gibi bundan sonra da bir olacağız, beraber yaşayacağız. Bu topraklarda acıyı da sevinci de nasıl paylaştıysak bundan sonra da dayanışma içinde yolumuza devam edeceğiz. İnanın biz bir olursak Türkiye güçlü olur.
Biz güçlü olursak Türkiye kazanır, hepimiz kazanırız'' şeklinde devam etti.

"HERKES PETROLÜYLE ÖVÜNÜRKEN, TÜRKİYE TAHIL AMBARIYLA ÖVÜNECEK"

Erdoğan yatırımlar hakkında bilgi verirken, "Bizim iktidarımıza kadar Şanlıurfa'da sadece 26 kilometre duble yol yapıldı. Bizim dönemimizde ise 356 kilometre duble yol yapıldı. Nedir bu? İşte biz bu ayrımcılığı ortadan kaldırıyoruz. Bu dengesizliği kaldırıyoruz. Bu eksiği gidereceğiz'' dedi.

Şanlıurfa-Adıyaman bölünmüş yolunu da yapacaklarını, Hazine arazisi olan yerlerde üç gidiş güç geliş yapılması talimatı verdiğini ifade eden Erdoğan, bu kadar hareketli olan iki şehir arasını daha rahatlatacaklarını kaydederek, ''Yol medeniyettir'' görüşünü dile getirdi ve bunu başaracaklarını söyledi.

Bölgede suya hasret kalan toprakların artık suyla buluştuğunu ifade eden Erdoğan, 5 yıl sonra bu toprakların dünyanın tahıl ambarı olacağını vurguladı. Başbakan Erdoğan, herkes petrolüyle övünürken, Türkiye'nin de tahıl ambarıyla övüneceğini ifade ederek, ''Bizden alacaklar. Biz ihraç edeceğiz. Şu anda ithal ciddi oranda durdu. Biz artık gıda ithal eden bir ülke değiliz, iyice azaldı. Ama kısa süre sonra tamamıyla ihraç eden bir ülke konumuna geleceğiz ve Türkiye bu noktada bir merkez olacak. Neyiyle GAP'ıyla, DAP'ıyla KOP'uyla.''

Türkiye'nin 81 ilinde yollar, toplu konutlar, okullar hastaneler yapıldığını, üniversiteler yükseldiğini söyleyen Erdoğan, ''Bugünlere sizlerin sayesinde ulaştık. Hanım kardeşlerimizin özverisiyle, şefkatiyle, merhametiyle ulaştık. Bundan sonra da hep birlikte ortak geleceğimizi inşa edeceğiz. Ben Dünya Kadınlar Günü'nün ülkemizin tüm kadınlarına, dünyanın tüm kadınlarına hayırlı olmasını diliyorum. Barışa, sevgiye, kardeşliğe vesile olmasını temenni ediyorum'' şeklinde konuştu.

Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf'ın, babasının vefatı nedeniyle toplantıya katılamadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, Kavaf ve ailesine baş sağlığı, babasına Allah'tan rahmet diledi.
Toplantıya Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan da katıldı. Başbakan Erdoğan, salona gelişinde, girişteki down sendromlu çocuklarla bir süre sohbet etti. Erdoğan, çok amaçlı toplum merkezleri tarafından hazırlanan sergiyi de gezdi.

İHA
Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Siyaset Kategorisindeki Diğer Haberler
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNANLAR
 IMKB:60.786 Dolar:1,4995YTL Euro:1,9315YTL Altın:402,49YTL
RÖPORTAJ
VİDEO GALERİ
Nöbetçi Eczaneler