Konyahaber'e Hoş geldiniz!
bugün 24 Mayıs 2012 Perşembe
Konya'da sıcaklık 22°C
12 Punto14 Punto16 Punto18 Punto
Yusuf Ayık'tan çarpıcı açıklamalar
10 Mayıs 2010 / 11:42
AK Parti MKYK’sı tarafından delegesiyle birlikte fesih edilen Selçuklu Teşkilatı’nın Eski Başkanı Yeni Meram Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Akçakoca’ya konuştu…
AK Parti Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK), 4.5 saate yakın süren toplantısının ardından istifa etmeyen tek ilçe teşkilatı olan Selçuklu Yönetim Kurulu’nu görevden aldı.

Bununla da yetinilmedi…

En son sayısını 104 olarak bildiğimiz delegelerin tamamının sadece parti üyeliği sıfatı kaldı.

Bu noktalara nasıl gelindi, kim nerde ne yaptı hepsini çok iyi biliyoruz.

Oralara şimdilik girmeyeceğim…

Bir ay kadar!

***

Dün Yusuf Ayık’ı aradım.

Eski Başkan…

3’üncüde telefonu açtı:

AYIK: Efendim!

Geçmiş olsun, nasılsın?

AYIK: Domates fidanı ektim bahçeye, onlarla ilgileniyorum. Çok şükür, birkaç aya kadar doğal domates tüketeceğiz…

Ne diyorsun, beklenildiği gibi görevden alındınız?

AYIK: Biz 5-6 yıldır emek veriyoruz, sağ olsunlar aldılar görevden, yeni geleceklere başarılar dilerim.

***

Niye istifa etmediniz de direndiniz; şimdi pişman mısın?

AYIK: Görevden aldılar hala bizi anlamıyorlar. Direten biz değil, bizi anlamayanlardır. Bize “İl Teşkilatı istifa etmeniz isteniyor” dedi. Başka gelip, bir tek söz söylemediler. Ankara’ya genel merkeze gittik, “İstifa edin” dediler, nedenini sorduk; sustular. Nedeni açıklamaya yetecek kadar da mı partiye hizmetimiz dokunmadı… Bizim kırgınlığımız gösterilen muameleyedir; değilse sorun yok. Biri gider, biri gelir… Biz koltuk sevdalısı olsa idik; gider pazarlığımızı yapar, “İstifa ederiz, ama bazı arkadaşlarımızla devam edin” derdik.

***

Ama bu kez ülke tarihinde ender, parti tarihinde bir ilk yaşandı. Yönetimle birlikte delegelikler de iptal edildi?

AYIK: Şimdi gerekçeli karar henüz elimize ulaşmadı. Pazartesi veya Salı günü gerekçeli kararın elimize ulaşacağını düşünüyorum. Orada bir bakacağız, hangi gerekçe ile delegelikler iptal edilmiş. İptal için 4 maddenin ihlali gerekiyor. Bunların hiçbiri yapılmadı. Delege seçimlerine de zamanında itiraz edilmedi ve onaylandı. Açıkçası ben, gerekçeli karara net bir sebep koyabileceklerini zannetmiyorum.

Peki itiraz olursa bu duruma, ihlal yoksa mahkemeye giden olursa?

AYIK: Yok, biz gitmeyiz. Net bir şey söylüyorum; biz mahkemeye gidip itiraz etsek; kazanırız. Ama etmeyeceğiz. Bu bize yakışmaz. Dedim ya bizim derdimiz koltuk filan değildi. Biz arkadaşlarımızla toplandık; bir karar aldık. O karara da uyduk. Hepsi budur. Biz açıkça demişiz: Faruk Dügen kazanamaz. Biliyoruz çünkü, zorla mı delegeye oy attıracağız. Sonra Ankara’ya gitmişiz; sebeplerini anlatmışız: Delege Faruk Dügen’e oy vermez, Başbakan’ı Konya’da mahcup edersiniz, yapmayın. Bizi kimse dinlemedi. Dügen kazanamayınca önce fatura Mustafa Çevik ve ekibine, ardından da bize kesildi. Uyarmamıza rağmen bizi dinlemeyenlerin; bizi sorumlu tutmasını kabul edemeyiz.

***

Mevcut durum ve bundan sonrası için AK Parti’yi Konya’da nasıl görüyorsunuz?

AYIK: AK Parti tabanına ulaşmaları çok zor. Saadet Partisi’nin yapısı ile AK Parti’nin yapısı da tabanı da çok farklı. İşleri zor; hiç kolay değil. Bizim 3-4 yılımızı aldı. Oysa önümüzde referandum, erken seçim veya normal süresinde yapılacak bir seçim var. O döneme kadar hazırlıklarını yapabilirler mi; bakıp göreceğiz. Umarım başarılı olurlar.

Bu Saadet, olayına herkes takılmış durumda; görüyorum ki siz de aynısını diyorsunuz. Nedir mesele, siz de bundan önce başka partiye üye veya oy vermediniz mi?

AYIK: Mesele o değil. Mesele; daha 1 yıl önceki 29 Mart 2009 seçimlerinde bayrak veya afiş asarken partili gençlerimizle kavga edenlerin, küfürlü söz kullananların, hakaret edenlerin, şimdi il yönetiminde yer almasıdır. Mesele 2007 yılındaki seçimlerde Milletvekili Hasan Angı’nın da ayırmaya gittiği kavgaya karışanların söz sahibi olmasıdır. Mesele, bizim ilçe teşkilatına gelen seçmenin kapıda kolundan tutup; birkaç kat yukarıdaki başka partinin teşkilatına götürenlerdir. Mesele trenden inenlerin bir daha binemeyeceği edebiyatını yapanların; trene, 7 yıl sonra Ankara’da arka kapıdan binmesidir. O kavga dönemlerini partili gençlerimiz çok iyi bilir. O kişilerin kim olduğu da bilinir. Biz parti binasından içeri giremezken, onların elini kolunu sallayarak partiye girmesi kanımıza dokunmuyor desem yalan olur.

***

Başka bir partiye geçme, yeni yönetime karşı tavır takınma veya Konya’da referandumda başarısız olunmasına yönelik girişimleriniz olur mu?

AYIK: Biz AK Partiliyiz dedik, parti yaşadığı müddetçe de öyle olacak. İçimizden birkaç kişi başka partiye geçer, kızgınlıkla başka şeyler yapar; onu bilemem. Ama biz dün nerede duruyorsak, bugün de orada duruyoruz. Değişen hiçbir şey yok bizim açımızdan. Referandum konusuna gelince; üzerimize 2 yıl önce düşen neyse yine aynısını yapmaya hazırız.

***

Diyorsunuz ki; biz olacaklar konusunda uyardık, hata yapmadık, elimizden geleni en iyisini ortaya koyduk. Bu nasıl olur da Ankara’dan görülmez, imkansız bir şey değil mi?

AYIK: Benim 440 bin nüfusum var. Başbakan 70 milyonla uğraşıyor; yetmiyor Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya, Afganistan’la… Bu kadar işinin arasında net olarak tabloyu görememiş olabilir. Mesele buradaki yaşananların oraya yanlış rapor ediliyor olmasıdır. Ankara’ya yanlış rapor edeni hepimiz biliyoruz. Sen de çok iyi biliyorsundur. O’nu burada söz sahibi yapan; iyi lider oluşu ve mükemmel işler yapışı değil; milletvekilleri ile teşkilatlarının pasif kalışıdır. Siyasi boşluk olunca; o boşluğu doldurmuştur. Nereye kadar o boşluğu doldurur orasını bilemem tabi.

***

Vekiller deyince sormak isterim; onların durumunu nasıl görüyorsunuz?

AYIK: Erken veya süresinde hiç fark etmez milletvekillerinin en az yüzde 50’si gider. Şahsi kanaatim yüzde 60’ın üzerinde olacağı şeklinde. Daha fazlası da olabilir, olursa da sürpriz olmaz. Zaten genel merkez de, seçilmiş olanlara şimdilik dokunmalarının mümkün olmadığını, vakti geldiğinde aday gösterilmeyeceklerini açık olarak söyledi.

Son diyecekleriniz?

AYIK: Son sözümü yine sana söylerim; ama önümüzdeki hafta…

***

Çok yanlışlar yapıldı; doğru.

Çok haksızlıklar yapıldı; doğru.

Eş-dost-akraba-ortak ilişkileri vardı; doğru.

Seçimlerde pasif kaldılar; doğru.

Teşkilatlar iyi organize olamadı; doğru.

Parti politikaları anlatılamadı; doğru.

Hepsi doğru da, ya Yusuf Ayık’ın verdiği cevaplar.

Bir tanesi bile doğru ise, o zaman ne olacak?

Yeni Meram/Oğuz AKÇAKOCA
sen diren
 // yıldız
sen istediğin kadar diren elin oğlu alıveriri işte öle görevden....
11 Mayıs 2010 Salı 11:01
85.105.216.5
Konya Haberleri Kategorisindeki Diğer Haberler
------------------------ ------------------------
 IMKB: 55.755 %0.04
 Dolar: 1,8425TL %-0.70
 Euro: 2,3185TL %-0.71
 Altın: 622,63TL %1.11
------------------------
ÇOK OKUNANLAR
VİDEO GALERİ
Nöbetçi Eczaneler