1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'TSK Sadece Vatan Savunmasıyla İlgilenecek'
TSK Sadece Vatan Savunmasıyla İlgilenecek

'TSK Sadece Vatan Savunmasıyla İlgilenecek'

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Türk Silahlı Kuvvetleri, emir komuta zinciri içerisinde bundan sonra sadece vatan savunmasıyla ilgilenecektir. Milli iradeyi baskı altına alan bir silahlı unsur olarak asla kullanılmayacak." dedi.

A+A-
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, CNN Türk'te Hakan Çelik'in sunduğu Hafta Sonu Programı'na katıldı. CNN Türk yöneticilerini FETÖ'nün darbe girişimi karşısında takındıkları tutum dolayısıyla tebrik eden Kurtulmuş, "Gerçekten o gün siz burada büyük bir demokrasi mücadelesi ve direnç gösterdiniz. Bu direnciniz de diğer medya kuruluşlarımızı da ciddi şekilde cesaretlendirdi." ifadelerini kullandı. 
 
Türkiye'nin bir daha böyle karanlık bir gece yaşamamasını dileyen Kurtulmuş, "Son derece aşağılık, son derece hain bir geceydi. O gecenin en karanlık anında bile şunu söyledik, sabaha uyandığımızda Türkiye çok aydınlık bir Türkiye olarak uyanacak. Çok şükür öyle oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Milletimizden gerçekten Allah razı olsun, emekleri var olsun." diye konuştu. 
 
Bugün Yenikapı'da yapılacak mitinge değinen Kurtulmuş, "Bir kere bugün, inşallah şölen içinde bir miting yapılacak. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi mitingi bu mitingdir." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Bu bir parti mitingi değil Türkiye'nin mitingi"
Mitinge CHP ve MHP'nin genel başkanları ile partililerinin de katılacağını aktaran Kurtulmuş, şöyle konuştu:
 
"Aslında partilerin isimlerini dahi söylemeye gerek yok. Bu bir parti mitingi değil Türkiye'nin mitingi, milletimizin mitingi. Milletimiz 79 milyon, bütün renkleriyle bugün Yenikapı Meydanı'nda olacak. Ümit ediyoruz ki, inşallah kimsenin burnu kanamadan, büyük bir vakar içinde, olgunluk içinde Türk bayrağının dışında hiçbir bayrağa, flamaya yer verilmeyen miting, olgunluk içinde bitirilecek. Dünyaya da 72 düvele de Türkiye gerektiği zaman milli meselelerde nasıl yek vücut olur, tek yumruk olur bunu göstermiş olacak. Vatandaşlarımızın endişe etmesine gerek yok. Gönül rahatlığıyla mitinge gelsinler. İnşallah güvenlik sorunu olmayacak. En ince detaylarına kadar tedbirler alınmıştır. İnşallah bir sıkıntıyla karşılaşmayız, huzur içinde, güvenlikli bir şekilde bu mitingi tamamlarız. Dosta güven, düşmana da korku salan bir miting olacak."
 
Mitingin Cumhurbaşkanlığı tarafından organize edildiğini diğer kuruluşların da buna katkı sağladığını dile getiren Kurtulmuş, mitingin bir "devlet mitingi" olacağını ifade etti. 
 
"Bu miting bundan sonra Türkiye'nin demokrasi tarihine ayar verecek"
Cumhuriyet tarihinde pek çok miting düzenlendiğini ancak bunun en katılımlı miting olacağına inandığını dile getiren Kurtulmuş, "Katılım sayısı bakımından, hem inşallah disiplini ve vakarı bakımından hem siyasi olgunluğu bakımından bu miting şimdiye kadar Türkiye'de yapılmış olan bütün mitinglerden çok farklı, çok ayrı. Özellikli evet kalabalık bir miting olacağına inanıyorum ve inşallah çok ses getirecek. Bu miting sadece bugün 7 Ağustos'ta olup biten bir miting olmayacak, bu miting bundan sonra Türkiye'nin demokrasi tarihine ayar verecek. Darbe yapmayı aklının ucundan dahi geçiren birtakım unsurlar asla var olmayacak, var olanlar da 50 kere hesabını gözden geçirecek. İçeridekiler için söylüyorum onların dışarıdaki destekçileri için söylüyorum. Bir millet bu kadar topyekun darbeye karşı çıkıp demokrasiye sahip çıkıyorsa bu millet kolay kolay demokrasi yolundan vazgeçilemez, durdurulamaz, engellenemez. 7 Ağustos mitingi bugünkü miting bunu ispat etmiş olacak." diye konuştu.
 
"Ülkeyi işgale karşı hazır hale getirmek istediler"
FETÖ çetesinin Türkiye'de bir iç savaş çıkmasını, ülkenin bir parçalanma ve iç işgale müsait hale getirilmesini istediğini ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
 
"Sadece yönetime el koymak değil. Darbenin esas hedefi buydu. Ülke yabancı işgale hazır hale getirilecekti. İsim söylemiyorum. Ama çok güçlü bir Saddam yönetimi ile parçalanmış bir Irak'a geçiş süreci arasında 20 ay var. 20 aylık süre içinde dünyanın en büyük ordularından birisi, en güçlü ülkelerinden birisi zan ettiğimiz Irak paramparça edildi. Bu milleti işgal etmek kolay değil. Onun için hesapları yanlış yaptılar. Irak'ta işgal orduları geldiği zaman kimse sokaklara çıkmadı. Burada üstünde uçaklar uçtuğu zaman bile neredeyse elleriyle uçakları tutmaya çalışan, şehit olmak için sokaklara çıkan milyonlarca insan oldu. Hesapta eksik yaptıklarını gördüler. Şimdi FETÖ'cü çetenin amacının bu olduğunu görüyoruz: İç savaş, bölünmüş bir siyaset, sonunda da Türkiye'yi işgale hazır hale getirmek."
 
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Bu kadar olaydan sonra hala kalkmış, yalvarıyor, yakarıyor. 'Ben size bu kadar hizmet ettim. Ne olur beni Türkiye'ye vermeyin. Kulunuz köleniz olayım. Senelerce size hizmet ettim' diyor. Mealen bunları söylüyor. Bu zihniyet başka bir şey. Satılmış olduktan sonra orada bir menfaat beklemenin anlamı yoktur. Orada sadece kendisini kullananlara ait hisseden bir yapı var. Şimdi, bu çerçevede baktığınız zaman ne planladıysa Allah'a çok şükür tam tersi oldu. Siyaset parçalansın istediler. Bu miting onun için önemli. Siyaset derlendi, toparlandı, darbelerin ve darbecilerin karşısında direndi. Bu tablonun oluşması mümkün değildi. Meclis'te dört parti ortak deklarasyon yayımladı. İki gün sonra Meclis'te olağanüstü toplantı yapıldı. O akşam bütün partilerin milletvekilleri, bombalama tehditleri altında Meclis'i açık tuttu. Bunların 6 ay öncesinde olacağı söylenseydi kimse inanmazdı. Bunlar neyi planladılarsa tam tersi oldu. Türkiye'de bir milli birlik beraberlik ruhu oluştu. İnanın ki, şu üç haftada oluşan ruhu, 30 senede oluşturmaya çalışsaydık, olmazdı. Bu anlamda çok değerlidir. Dolayısıyla darbe girişiminin arkasındaki niyetler ne ise tam tersi oldu. Bundan sonra da birlikte olmaya devam edeceğiz. Daha büyük bir Türkiye olacağız. Milli hedeflerde daha çok birleşen bir Türkiye olacağız. Siyaset dili değişecek. Siyaset dili kavga ve düşmanlık üzerine değil, bir iş birliği ve karşılıklı müzakere diline dönüşecek." ifadelerini kullandı.
 
"Devlet şeffaf hale getirilecek"
Olup bitenlerden ders alınması ve devlettin şeffaf hale getirilmesi için yoğun bir çaba gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, "Devletin bütün kadroları 79 milyon insanımıza açık olacaktır. Bunun için üç kriterimiz vardır: Ehliyet, liyakat ve millete, vatana sadakattir. Bundan sonra kimse kayırılamaz. Bu söylediğimiz nokta, bundan sonraki dönem için en kritik husustur. Geçmişte devletin içinde 100 kişidir, 1000 kişidir, sağcıdır-solcudur ama bir gruptur. Bunlar devleti ele geçirmeye çalışmışlardır. Ya arkadaş devlet ele geçirilecek bir yer değil. Devlet millete hizmet edilecek bir mekanizmadır. Şimdi, buraya Türkiye'nin dönmesi lazımdır. Bu sözle olmaz. Bunun için yapısal reformları yapmamız lazım. Ve devleti şeffaflaştırmak lazımdır. İnsanların hayat görüşleri farklı olabilir. Yaşantıları farklı olabilir. Siyasi tercihleri farklı olabilir. Ama bu insanların her birisi ehliyetleri, liyakatleri ve millete sadakatleri ölçüsünde -bu da önemli. Bir zamanlar ordu birliklerinin önünde yazardı- 'Orduya sadakat şerefimizdir'. Türk Silahlı Kuvvetleri, milletin bir parçası olarak o da millete sadakatle yükümlüdür. Siyaset de millete sadakatle yükümlüdür. Dolayısıyla bu dönüşümü Türkiye sağlayabilirse, geçmişten beri bir sürü darbe teşebbüsü oldu. Bir kısmı başarılı, bir kısmı başarısız olan darbe teşebbüsleri var. Bütün bunların arkasındaki temel şey; devleti ele geçirmektir. Siz kimsiniz de devleti ele geçiriyorsunuz. Devlet milletindir, millete ait bir mekanizmadır. Bunun şeffaflaştırılması, bunun demokratikleştirilmesi lazımdır. İnşallah bu hain teşebbüs, Türkiye'ye bu imkanı verecektir. Türkiye bu anlamda kendi kodlarını da, devlette kodlarını yenileyecek, ehliyet, liyakat ve millete sadakat prensibi ile yoluna devam edecektir." değerlendirmesinde bulundu.
 
Memur izinleri
Kurtulmuş, memur izinleriyle ilgili olarak da yakında bir açıklamanın olacağını ve izin iptallerinin tedbiren yapılmış olduğunu, vatandaşların mağdur olmasını istemediklerini ve şimdilik bir tarih vermenin doğru olmadığı dile getirdi.
 
"TSK, emir komuta zinciri içerisinde sadece vatan savunmasıyla ilgilenecektir"
"Darbe girişiminin ardından her şey devletin kontrolü altında mı? İnsanlar rahat etsinler mi?" şeklindeki soru üzerine Kurtulmuş, şunları kaydetti:
 
"Rahat etsinler. Çok şükür çok büyük bir badire atlattık. Özellikle 12 saatlik süre içinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nde emir komutanın kaybolduğu bir süre oldu ama hemen arkasından Ümit Paşa'nın (Dündar) Genelkurmay Başkanlığına vekaleten atanması, arkasından Hulusi Akar Paşa'nın salıverilmesinden sonraki süreçte emir komutanın ele alınması ve özellikle askeriyedeki bu temizlik operasyonunun bitirilmesi, bu FETÖ'cü ne kadar subay varsa bunların dışarıya atılması, önemli bir kısmının tutuklanması ve çok ciddi bir şekilde orduda bir yenilenme operasyonunun yapılması, arkasından Yüksek Askeri Şura kararlarıyla üst komuta kademesinin yeniden şekillenmesi, bir kere Türk Silahlı Kuvvetleri'nin emir komuta zincirini tekrar sağlamlaştırmıştır. Evet, Türk Silahlı Kuvvetleri, emir komuta zinciri içinde bundan sonra sadece vatan savunmasıyla ilgilenecektir. Yani bir daha Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içinden birilerinin çıkıp 'efendim ben uçağı uçurayım, helikopteri uçurayım şunu yapayım, bunu yapayım' diye kısa vadede bir tehdit oluşturmayacağı, uzun vadede de yaptığımız, yapmaya başladığımız bu yapısal dönüşümlerle birlikte darbe üreten sistemin, darbe üreten sistemin zemini olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ni kullanan bu yapının artık var olmayacağını, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de bir yeniden yapılanma süreci içine girerek bir modernizasyon aşamasından geçeceğini görüyoruz."
 
Kurtulmuş, Türk Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tek vazifesinin vatan savunması olduğunu vurgulayarak, "Milletin birliğini, beraberliğini, sınırlarımızı, dış tehlikelere karşı Türkiye'yi koruyacak ama iç siyasetin bir parçası olarak asla kullanılmayacak, milli iradeyi baskı altına alan bir silahlı unsur olarak asla kullanılmayacak. Ne emir komuta zinciri içinde bu olacak ne de böyle FETÖ'cü eşkiyalar gibi ordunun içinden çıkan birtakım çete mensuplarının darbe yapması asla mümkün olmayacak. Onun için vatandaşlarımız rahat olsun. Sadece bugün için değil, inşallah bundan sonra yeniden yapılanmanın sağlanmasıyla birlikte taşlar yerli yerine oturacak. Herkes işine bakacak. Asker işine bakacak, polis işine bakacak, sivil bürokratlar işine bakacak, siyaset işine bakacak. Kimse siyasetin işine karışmayacağı gibi siyaset, yani milletin iradesini temsil eden parlamento, her şeyin üstünde olacak. Parlamento, milli iradenin tıkır tıkır işlemesinin teminatı haline gelecek. O bakımdan milletimiz rahat olsun. Bir daha bu adamlar, kolay kolay yakın dönemde böyle ellerine bu silahları, uçakları falan alamazlar, bu iş bitmiştir ama rehavete kapılmayacağız. Türkiye, böyle sabah kalkanın ya da gece vakti 'hadi darbe yapalım' diye bir araya gelen 3-5 tane çete mensubunun darbe yapacağı bir ülke olmadığını ispat etmiştir. Burada da bu işi ispat eden de milletin kendisidir, maşeri vicdandır." diye konuştu. 
 
"FETÖ'yle FETÖ'cü eşkiyalarla ilgisi irtibatı olmayanların kılına zarar gelmeyecektir"
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, FETÖ'nün 40 yıllık bir hazırlığı olduğunu, bunun da 40 günde temizlenmeyeceğini aktararak, "Burada FETÖ'cü çetelerle işbirliği içinde olan en ufak bir irtibatı, en ufak bir iltisakı olan herkes çekinsin, korksun, onlar neredeyse onları bulup temizleyip dışarı atmak boynumuzun borcudur. Bu anlamda asla bir merhamet duygusu içinde olmayacağız. Millete acımayan, millete tepesinden uçaklarla, helikopterlerle ölüm kusanlara acımak asla olmaz, bu zaten zulüm olur. Eğer bunu yaparsak zulmetmiş oluruz. Adaletin gereği, bu insanlara müsamaha etmemektir ama vatandaşlarımız, bunlarla hiç ilgisi olmayan kardeşlerimiz, hiç çekinmesinler, kimseye bir şey olmayacak. FETÖ'yle FETÖ'cü eşkıyalarla ilgisi irtibatı olmayanların burnu dahi kanamayacaktır, onlara en ufak bir zarar gelmeyecektir, kılına zarar gelmeyecektir." ifadelerini kullandı.
 
"Türkiye, yargıda son 2 yıldır yapılan temizliklerin büyük faydasını gördü"
Yargı, Milli Eğitim ve diğer kurumlardaki eksikliklerin nasıl giderileceği ve burada bir sorun görünüp görünmediğine ilişkin soruya Kurtulmuş, şu cevabı verdi:
 
"Hayır, burada sorun yok Türkiye'de çok şükür. Bu esas meselemizdir. Bunlarla en ufak bir irtibatı olanların, kamunun içerisinden ayıklanması gerekir. Çok sayıda öğretmen ataması bekleyen genç kardeşlerimiz var. Bunların arasında seçimler yapılır, gidenlerin yerleri doldurulur. Öğretmen atamalarında en ufak bir eksik olmaz. Aynı şekilde hakimler ve savcılar da biliyorsunuz, Allah'tan ki 17-25 Aralık'tan sonra HSYK üzerinden çok sayıda değişiklikler yapıldığı için, bu adamların yargıdaki hakimiyetleri kırıldı. Allah muhafaza şimdi yargıda hakimiyetleri devam ediyor olsaydı, alanda yapamadıkları darbeyi belki yargı yoluyla tamamlayacaklardı. Dolayısıyla Türkiye, yargıda son iki yıldır yapılan temizliklerin büyük faydasını gördü. Özellikle emniyet teşkilatımızda yapılan tasfiyelerin çok büyük faydasını görmüş olduk. Hiçbir şey olmaz. Türkiye'de yeterince yetişmiş eleman vardır. Emniyette de yargıda da TSK'da, Milli Eğitim camiasında, sağlık teşkilatında da her yerde bu boşluğu doldururuz ve yolumuza devam ederiz."
 
"Siyasetin içinde oldular"
Kurtulmuş, siyasette FETÖ'cü olup olmadığına ilişkin soru üzerine ise "Bu kadar keskin bir darbeye kalkışan bir grubun siyasi bağlantılarının olmaması düşünülemez. Kural olarak da söylüyorum; birincisi kimseyi kastederek söylemiyorum, ikincisi bu yapının geçmiş çalışma tarzlarını düşündüğünüz zaman, her zaman siyasete uzakmış gibi görünerek siyasetin tam göbeğinde oldular. Sadece bir tek partinin değil, her partinin içerisinde bu grupla irtibatlı insanlar oldu. Hatta özellikle iktidar partilerinin içerisinde. Geçmiş dönemlerde rahmetli Özal'ın, rahmetli Ecevit'in, Demirel'in partisinin içerisinde de AK Parti'nin içerisinde de bu insanlar oldular. Bilinen var, belki bilinmeyenler de var. Dolayısıyla böyle bir hareketin, devleti ele geçirmek amacıyla ortaya çıkan hareketin, 40 sene hazırlanan bir hareketin, özellikle siyasi partilerin, iktidar partilerinin kanatları altına girerek devlet kadrolarını kendi eline almayı, üzülerek söylüyorum ki biraz da başarmış olan bir hareketin, siyaset ayağının olmadığı düşünülemez. Mutlaka siyaset ayağı vardır. Bu ayakların da ortaya çıkarılması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu. 
 
"Milletin idam talebi var" 
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, idamın geri gelmesi için yapılacak olası bir referandumda oyunun renginin ne olacağının, vatandaş olarak kendi tavrının önemli olmadığını vurgulayarak, "Türkiye'de maşeri vicdanın ne söylediği önemlidir. Şimdi vatandaşımız her gittiğimiz meydanda idam cezasının gelmesini istiyor. Aynı zamanda bir feraseti de ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanımızın Beştepe'deki kültür merkezinin açılışında gazilerden birisi, 15 Temmuz olaylarında yaralanmış ve tekerlekli sandalyeye mahkum vaziyette sahnede konuştu, 'Biz bunlara en ağır cezaları vermenizi, idamı isteriz' dedi." diye konuştu. 
 
"Amerika önce biraz empati yapsın"
Kurtulmuş, ABD'nin FETÖ'nün darbe girişimine destek verip vermediğine ilişkin soruya da şu cevabı verdi:
 
"Biz resmi olarak elimizde delil olmadan konuşamayız. İnşallah Amerikalı yetkililer de bu konuşmalarımızı dinliyorlardır. Biraz ders alırlar, uyanırlar diye bunları söylüyorum. Türkiye ile Amerika arasında çok eskiden beri yakın ilişkiler, dostluğumuz var. NATO çerçevesinde işbirliğimiz var. Stratejik ortaklığımız var. Özellikle DAİŞ terörü ve diğer terör örgütlerine karşı. Geçmiş ilişkilerimiz için söylüyorum. Zaman zaman çok iyi olmuş ilişkiler, zaman zaman çok kötü olmuş. Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra çok kötü noktalara gelmiş. 28 Şubat sürecinde çok kötü noktalara gelmiş ama sonuçta uzun yıllar devam eden bir ilişki var. Amerikalılar şu noktaya geldiğini düşünüyorum. Önlerinde iki seçenek var. Önce bir empati yapsınlar. Şöyle düşünsünler; Amerika Birleşik Devletlerini yıkmaya çalışan bir örgüt lideri, geldi buraya, biz onu İstanbul'da Bebek'te bir yalı da 15 sene tutuyoruz ya da Ankara'da Çankaya'da bir villada tutuyoruz. 15 sene burada el bebek gül bebek besleyip besleyip yürütüyoruz. Böyle bir darbe teşebbüsü yaptılar, Beyaz Saray'ın üstünden uçaklar havalandı. Senato binası bombalandı. Biz hala o Amerikalı terör örgütü liderini burada tutmaya devam ediyoruz. Amerikalılar ne hissederse biz de millet olarak bunu hissederiz. Burada tercihlerini yapmak zorundalar ya bir meczup, bir terör örgütü lideri, bir darbenin yöneticisi ya da 79 milyon Türk milleti. Amerikalılar bu tercihi yapsın."
 
Muhabir: Etem Geylan, Adem Demir
Önceki ve Sonraki Haberler