1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Tüsiad Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı
Tüsiad Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı

Tüsiad Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilecik:- "(ABD'nin Kudüs'ü başkent olarak tanıması) Şiddetin tüm dünyada patlamasını tetikleyecek, yanlış ve sorumsuz bir karar alındı. Bu karardan geri dönülmesini bekliyoruz"- "(Rıza Sarraf davası) İran devleti adına çalış

A+A-

ANKARA (AA) - Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanımasının, şiddetin tüm dünyada patlamasını tetikleyecek, yanlış ve sorumsuz bir karar olduğunu belirterek, "Bu karardan geri dönülmesini bekliyoruz." dedi.

Bilecik, Başbakan Binali Yıldırım'ın da katıldığı, JW Marriott Otel'de düzenlenen TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dünyanın son derece şaşırtıcı gelişmelerin yaşandığı ilginç bir süreçten geçtiğini söyledi.

Teknolojik gelişmelerin dünyayı hızla değiştirmeye devam ettiği bir yılın bitmek üzere olduğunu dile getiren Bilecik, her değişimin başka değişimlere ihtiyaç göstereceğini ifade etti.

Bilecik, Türkiye'nin zorluklara antrenmanlı olduğunu vurgulayarak, "Böyle dönemlerde özellikle iş insanlarının umutlu olmak için şartların iyileşmesi gibi bir lüksü yok. Bu toprakların insanının her türlü zorluğun üstesinden gelecek gücü vardır. Çünkü bu ülke, sadece üç tarafı denizlerle çevrili kara parçası değildir, dört bir köşesinde güzel yürekli ve cesur insanların yaşadığı bir vatandır." diye konuştu.

- "ABD, Kudüs kararından dönmeli"

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararını eleştiren Bilecik, "Şiddetin tüm dünyada patlamasını tetikleyecek, yanlış ve sorumsuz bir karar alındı. Bu karardan geri dönülmesini bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bu gelişmelerin Türkiye'yi ve Türk iş dünyasını yakından ilgilendirdiğine işaret eden Bilecik, özellikle teknoloji ve bunun ekonomik sonuçlarına bakıldığında yeni bir dünyanın şekillendiğini dile getirdi.

Bilecik, iklim değişikliği konusuna da değinerek, ülkelerin birlikte hareket etmemesi halinde gezegenin felakete sürükleneceğinin altını çizdi.

Osmanlı Devleti'nden bu yana süregelen Avrupa hedefi sürecinin, modernleşme tarihinin doğal sonucu olduğunu anlatan Bilecik, son dönemde Avrupa Birliğinin kendi sorunları ile Türkiye'de 2010'dan sonra yaşanan gelişmelerden dolayı ilişkilerin gerginleştiğini, müzakere sürecinin fiilen neredeyse donduğunu belirtti.

Türkiye'nin yaşadığı hain darbe girişimi sonrasında çoğu NATO'da müttefiki AB üyelerinden yeterli desteği almadığı için şikayetçi olduklarını vurgulayan Bilecik, şöyle devam etti:

"AB üyeleri, darbe teşebbüsü sonrasında yaşanan gelişmelerden, özellikle OHAL döneminde yargı sürecindeki evrensel hukuk kurullarına aykırı gördükleri uygulamalardan dolayı Türkiye'yi eleştiriyorlar. Cezalandırma gibi uygulanan yaygın tutuklamalardan, masumiyet karinesinin pek dikkate alınmamasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyorlar. Aramızdaki bu gerginlik ve diyalog eksikliği, hem ülkemiz hem de AB açısından aslında büyük kazançlar getirecek Gümrük Birliği revizyonunun da sorgulanır hale gelmesine yol açtı. Bize göre Gümrük Birliğinin güncellenmesi konjonktürel krizlere feda edilemeyecek kadar önemli bir konudur."

- Rıza Sarraf davası

ABD ile ilişkilerin sorunlar yumağı haline geldiğini ifade eden Bilecik, son haftalarda gündemin en önemli maddelerinden birisinin de Rıza Sarraf davası olduğunu söyledi.

Bilecik, asıl sanık olması beklenen Sarraf'ın iddia makamının tanığı olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Açıklamalarının bir kısmı ülkemizi derinden sarsmaktadır. İfadelerden İran devleti adına çalıştığı anlaşılan bu kişinin yargılanması, elde fırsat varken Türk yargısı tarafından gerçekleştirilememiştir. İşte bizim açımızdan hayıflanılması gereken en önemli nokta budur. Yaşananlar, kamuoyuna hukukun üstünlüğünü ve yargının bağımsızlığının önemini göstermiştir."

- "Terörle mücadelede devletin yayındayız"

Bilecik, 21. yüzyıl Türkiye'sinin tutuklu gazeteci, siyasetçi ve sivil toplum temsilcileriyle anılan bir ülke olmaması gerektiğini belirterek, özgürlük ve güvenlik dengesinde sürekli güvenlikten yana tercih kullanmanın, güvenliği sağlamak için eksik bir yaklaşım olabileceğini dile getirdi.

Güvenlik ve özgürlüğün birbirini tamamlayan öncelikler olduğu bilinciyle hareket edilmesi gerektiğine işaret eden Bilecik, bunun milli menfaatler ve küresel güç açısından kilit bir öneme sahip olduğunu kaydetti.

Terörle mücadelenin tamamında TÜSİAD başta olmak üzere tüm iş dünyasının devletin yanında olduğunu vurgulayan Bilecik, "Terörle mücadelede hiçbir taviz verilmeden OHAL uygulamasının yeniden gözden geçirilerek, Türkiye'nin yeniden hızla normale dönmesi gerektiğini paylaşmak isterim." dedi.

- "Bizim hayalini kurduğumuz çok güçlü bir Türkiye var"

Bilecik, Türkiye'de enflasyonun yüzde 13, hatta gıda ve enerji hariç enflasyonun bile yüzde 12 olmasının kabul edilir olmadığının altını çizerek, enflasyonla mücadelenin temelinde, mali disiplin ve sıkı para politikası bulunduğunu bildirdi.

Refah ve büyüme yaratma kurumu olmayan Merkez Bankasının temel görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade eden Bilecik, fiyat istikrarından uzaklaştıran her politikanın ekonomiye uzun vadede zarar vereceğini söyledi.

Ekonomi literatüründe "yüksek enflasyon ve yüksek büyüme" ikilisinin olmadığını belirten Bilecik, bu tür büyümenin sürdürülebilir olmadığını anlattı.

Yaşanan küresel krizin geçici olduğunu, dünya ekonomisinin bu krizi de aşarak tekrar büyümeye döneceğini dile getiren Bilecik, şunları kaydetti:

"Bizim hayalini kurduğumuz çok güçlü bir Türkiye var. Kutuplaşmak, ayrışmak değil, birlikte çalışmak, yaşamak istiyoruz. Yenilenerek, güçlenerek, rekabet gücünü artırarak büyümek istiyoruz. Küresel dönüşüme ayak uyduracak, yaratıcı, yeniliklere açık, özgür, girişimci nesiller istiyoruz." ifadesini kullandı.

- "Yeni bir ekonomik kalkınma öyküsüne ihtiyacımız var"

Türkiye'nin yeni bir ekonomik kalkınma öyküsüne ihtiyacı olduğunu belirten Bilecik, ülkenin, Türk özel sektörünün, ülkeye bu ivmeyi kazandıracak kabiliyet, enerji, hırs ve beceriye fazlasıyla sahip olduğunu bildirdi.

Bilecik, Türkiye'nin rekabet gücünü ve refahını artıracak reformist ekonomi politikalarına, çağdaş eğitim anlayışına, dünyayla bütünleşmenin önemini kavrayan dış politikaya, evrensel kurallara bağlı işleyen yargı sistemine ve yolsuzlukla mücadele endeksinde yükselen bir ülke olmaya ihtiyacının bulunduğunu kaydetti.

Bunları gerçekleştiren ve başarılarını etkili bir iletişim metoduyla dünyaya anlatabilen Türkiye'nin, kısa sürede gıpta edilecek, örnek ülke haline geleceğini belirten Bilecik, "Yaşadığımız günlerin yarattığı karamsarlıkları aşacağız, umudumuzu asla yitirmeden yolumuza devam edeceğiz." diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler